NLP, beyin üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkan bir düşünce sistemidir. 2500 yıldır bu çalışmalar sürmektedir.
NLP 1970’li yılların başında, Santa Cruz, Kaliforniya Üniversitesinde yardımcı doçent olan dilbilimci John Grinder ile aynı üniversite’de psikoloji öğrencisi olan, aynı zamanda matematik ve bilgisayar eğitimi alan Richard Bandler’in belirli becerilere sahip olan insanlar ile bu becerilerde mükemmelleşmiş insanlar arasındaki farklılıkları ortaya koyma çalışmalarıyla Kaliforniya’da doğmuştur. Bandler ve Grinder ağırlıklı olarak kendi alanlarında mükemmelliği yakalamış üç terapistin davranışlarını detaylı bir gözlemle inceleyerek modellediler.
Virginia Satir: 70’li yıllarda ünlü bir terapistti. Bandler, onun konferans söyleşilerini yazıya dökerken belirli kalıpları kullandığını fark ederek NLP’de modelleme tekniğini geliştirdi.
Fritz Perls: Bandler, daha sonra Geştalt terapisi konusunda dersler verirken, Geştalt terapisinin kurucusu olan Fritz Perls’i modelledi ve ona yakın sonuçlar aldı.
Milton Ericson: Bandler ve Grinder daha sonra birlikte davranış değişiminin sırlarını araştırıyorlardı. Düşünme farklılıkları, insanların olayları tecrübe etmelerinde farklılık yaratıyordu. Değiştirecekleri şeyin ne olduğunu sorgularken, bu örneğin Milton Ericson’ın 1919 yılında 18 yaşında geçirdiği felç olayı olduğunu gördüler. Ericson, felç hastalığı nedeniyle çelik ciğere bağlı olarak yaşadı. Hiçbir şekilde hareket edemiyor, ama görüyor, duyuyor ve düşünebiliyordu. Zaman geçirmek için insanların sözlü ve sözsüz davranışlarını inceliyordu. Özellikle açıkça söylenmeyen ama ima edilenler arasındaki farkları inceliyordu. Yeniden yürümeyi öğrenmek için bebeklerin post hipnotik hareketlerini de inceledi. Bu olayların tecrübesi sonucu Ericson, dünyanın en başarılı terapisti oldu. Bandler ve Grinder 1975’de Milton Ericson’dan randevu alarak sonrasında onun dil kalıplarını incelemeye başladılar. (Post Hipnotik Dil Kalıpları)
Bu kişiler NLP’nin doğuşuna katkıları olan terapistlerdi. Öte yandan 1970’li yıllarda Robert Ornstein, bilinç psikolojisi hakkında yazılar yazıyordu. Yine, Amerikan Ulusal Sağlık Enstitüsü’nden Paul Mac Lean, beyin araştırmaları yaparak, Üçlü beyin Modeli’ni geliştirdi. Bu modele göre insan beyninin sırasıyla sürüngen beyni, memeli beyni ve beyin zarı olarak geliştiğini gösterdi. Bu araştırmacılar ve diğerleri beynin gerçekten kısımlara ayrıldığını ve her yarım beyinde bu farklılıkların yer aldığını gösteren kanıtlar sunan, çok sayıda deneyler gerçekleştirdiler.
1976 yılında, Bandler ve Grinder yaptıkları çalışmalara bir isim vermek istediler ve sinir sisteminin sözcüklerle programlanması anlamına gelen Neuro Linguistic Programming-NLP ortaya çıktı. Öte yandan 1977’de Robert Dilts, San Francisco Langley Porter Nöropsikiatri Enstitüsü’nde, nöropsikolojik işlevler ve çeşitli duyuları görme, duyma, hissetme ve bunlarla bağlantılı kişiye özgü göz hareketleri arasındaki bağlantıları inceliyordu. Bu çalışmaların sonucunda, dünyada farklı kültür ve ırklardan insanlar üzerinde yapılan gözlemler sonucu, göz hareketleri modelleri belirlendi. Daha sonra Dilts, değişim, iletişim ve düşünce sistemlerini açıklayan modeli geliştirmiştir.
NLP’nin o yıllarda temelleri atılmış, sürekli gelişerek günümüze kadar gelmiştir.